araç kiralama
TÜRKİYEYİ KEŞFET

Pamukkale Gezilecek Yerler

Pamukkale, Denizli’ye 18 km uzaklıkta olan travertenleriyle ünlü bir yerdir. Pamukkale’nin muhteşem manzaraları ağzınızı açık bırakacak hiçbir ve zaman unutulamayacak kadar güzeldir. 2300 yıldan bu yana sağlık merkezi olan Pamukkale’de yamaç paraşütü yahut balon turu yapmak da oldukça keyiflidir. Pamukkale gezilecek yerler sizi tarihe götürecek, eşsiz güzellikleriyle ruhunuzu okşayacaktır.

Pamukkale Travertenleri

Pamukkale denilince akla gelen ilk şey travertenlerdir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hierapolis Antik Kenti ve Pamukkale Travertenleri Denizli’nin en büyük sembollerindendir. Çaldağı’nın güneyinden kalsiyum oksitli suların oluşturduğu bembeyaz travertenlerin sıra dışı görünümü –deyim yerindeyse- görenlerin aklını başından almaktadır. Menderes Nehri Vadisi’ndeki Pamukkale Travertenlerinin üzerinde pek çok su kaynağı ve irili-ufaklı havuzlar vardır. Bölgede yer alan kayalar çökünce ve sıcak sular  kayalara akınca işte bu travertenler oluşmuştur. Peki neden beyaz renkteler? Derseniz; termal sudaki minerallerin oksijenle bir araya gelerek çökelmesinden kaynaklandığı söylenebilir. Sıcaklıkları 35 ila 100 derece arasında değişen 17 sıcak su kaynağını barındıran Pamukkale Travertenleri, hem görsel zenginlik sunmakta hem de şifaya vesile olmaktadır. Romatizma, kalp hastalıkları, sindirim, cilt, dolaşım ve solunum problemlerine iyi gelen bu sular yaklaşık 2500 yıldan beri şifa olmaya devam etmektedir. Hierapolis Antik Kenti ise su kaynaklarının yamacına kurulmuştur. Kutsal kent diye isimlendirilen çeşitli tapınaklar ve dini yapılar burada yer almaktadır. Geç Helenistik dönemi ve Erken Hıristiyanlık döneminden gelen kalıntıların birçoğu Hierapolis Antik Kenti’ndedir. Bu kent deprem kuşağında bulunduğundan zarar görmüştür fakat yeniden yapılmıştır. Kültürel tarih bakımından muhtelif unsurların bugüne ulaşmasını sağlayan Hierapolis Antik Kenti, son derece büyük öneme sahiptir, kısaca insanlık miraslarından biri olarak nitelendirilebilir.

Kleopatra Havuzu

Hierapolis Antik Kenti’nde yer alan havuz milattan önce 7. Yüzyılda gerçekleşen bir deprem neticesinde yıkılan sütunların içine termal suyun dolması ve bir çukur haline gelmesiyle oluşmuştur. O dönemden bu yana birçok hastalığın tedavisi için başvurulan bir yer olmayı sürdürmektedir. Havuz, güzelliğiyle her tarafa ün salmıştır. Öyle ki Kleopatra bile burayı ziyaret etmiştir. Kleopatra Havuzu diye anılması bu yüzdendir. Termal suyun altında bulunan ve asırlar öncesine ait olan tarihi kalıntıların içerisinde yüzerken kendinizi o dönemlere yolculuk yapıyormuş gibi hissedeceğiniz garantidir. Antik havuzun ve travertenlerin açık olduğu saatler her mevsim farklılık göstermektedir. Havuza giriş ücretlidir.

Hierapolis Antik Kenti

Milattan önce 2. Yüzyılın ilk yarısında Bergama kralı II. Eumenes’ın kurmuş olduğu Hierapolis Antik Kenti’nde dini yapılar çoğunluktadır. Bu yüzden arkeoloji dünyası onu ‘kutsal kent’ diye tanımıştır. Pamukkale Travertenleri gibi bu antik kent de Dünya Mirası listesindedir. Pamukkale gezilmesi gereken yerler içinde mutlaka ziyaret edilmelidir. Antik kentteki yapılardan bazıları; Kuzey Bizans Kapısı, Frontinus Caddesi, Güney Bizans Kapısı, agora, gymnasium, tiyatro, tritonlu çeşme binası, Apollon Kutsal Alanı, surlar ve su kanallarıdır. Burada yapılan arkeolojik çalışmalarda ‘Ploutonium Kutsal Alanı’ da bulunmuştur. Antik kentte bir de mağara yer alır. Mağaradan termal sular ve canlıların ölümüne yol açan bir gaz çıkmaktadır. Kente ‘kutsal’ unvanı verilmesinin nedenlerinden biri de budur.

Natural Park

Pamukkale manzarasına daha uzaktan bakmak, gezmeye biraz ara verip dinlenmek, eğlenceli vakit geçirmek için burayı ziyaret edebilirsiniz. Örenyeri mevkiinde bulunan parkta bir şeyler atıştırabilir ve havuzda serinleyebilirsiniz. Ayrıca burası Denizli’de nişan, kına ve düğün gibi organizasyonların düzenlendiği yerlerden biridir. Parka müzekart ile girilmektedir.

St. Philippe Martyrion Kilisesi

Pamukkale’de bulunan tarihi kalıntıların en eskilerinden biridir. Hierapolis Antik kuzeyinde yer almaktadır. St. Philippe, bölgeye Hristiyanlığı yaymak için gelmiş fakat burada öldürülmüştür. Ölümünün ardından Aziz Philippe’e ithafen Martyrion tarafından inşa ettirilmiştir.

Karahayıt Kaplıcaları

Pamukkale termal kaplıcalarının uzantısıdır ve suyu hem içmek hem de şifa bulmak amacıyla kullanılmaktadır. Yoğun miktarda demir minerali içeren su, nereye dökülse orayı kırmızıya boyadığı için ‘Kızıl Su’ diye de bilinmektedir. Pamukkale’nin bembeyaz manzarasının aksine burada kızıl rengin baskın olduğu çökeltiler ağırlıktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı